
Türkiye’de yakın zamana kadar “Biyografi Yazarlığı” diye bağımsız, profesyonel bir meslek kolu veya meslek tanımı bulunmuyordu. Kişilerin ya da iş insanlarının hayatları genellikle anı kitapları, nehir söyleşiler veya gazetecilerin derlediği röportajlar şeklinde basılıyordu. Bu nedenle literatür, gerçek anlamda profesyonel bir “biyografi yazarı” örneği aradığında çaresiz kalıp geçmişte bu türde popüler eserler vermiş gazeteci ve romancıları listelemektedir.
Silvan Güneş Olarak Biyografi Yazarlığında Sektördeki Farkı Ortaya Koymak İçin Mücadele Ediyorum!
Tam da bu kafa karışıklığının hiç bir ragatsızlık duyulmadan devam ettiğj bir sırada, bu eksikliğe tepki göstererek sektöre girdiğimde tarih 2000’i gösteriyordu. Bu konuda konuya açıklık getirmek için kendi ifade etmek gerektiğini düşünüyorum. Çünkü ben de bu konudaki eksikliği fark etsem de bu işin tüm kurallarını öğrenmek konusunda büyük mücadele verdim. Diğan Hızlan’ın 2005 yılında Hürriyet Gazetesj’nde kaleme aldığı, “Bir Biyografi Yazarı Aranıyor” başlıklı yazısı ve içeriği ise, Tütkiye’deki bu eksikliği yüzümüze tokat gibi vuruyordu. Bu yazı hâlâ yayımlanmaktadır. O sebeple konunun hassasiyetini daha iyi anlamanız açısından okumanızı tavsiye ederim…
Sahip olduğum biyografi yazarlığı anlayışı ve “Türkiye’de sırf ‘yazar’ diye bir insanın hayatının rastgele isimlere teslim edilmesi” alışkanlığını kırmayı hedefleyerek sosyal medyada sürekli biyografilere yönelik aforizmalar, tanımlar, bilgiler, çağrılar, olması gerekenler hakkında köşe yazıları, metinler yayımladım. Hatta biri Alanya’da bir okulda, diğeri Kuşadası KUAKMER’de olmak üzere, “Niçin biyografi yazarı oldum?” konulu söyleyi ve imza günü gerçekleştirdim. Birçok sivil toplum örgütüne “biyografi yazarlığı ve biyografiler” üzerine ilgili çalışmalar yapması için çağrılarda bulundum… Ve gatta benim yaptığım yüzlerce yayınlanmış söylrmlerimi sahilenenlerin bendrn aldıkları cümleleri kendi fikirleriymiş gibi söylemlerde bulunduklarına dahi şahit oldum…
Kendine sadece yazar ya da gazeteci diyen kişilerin arşiv, derleme ve analitik disiplinden uzak şekilde biyografi yazamayacağını savunduğum gibi, biyografi yazarı olmadıkları halde bu konuda yapmış olduğum her söylemin sahiplendiğine denk gelsem de, biyografi yazarlığı konusunda yavaş yavaş ortaya konulmaya çalışılan birtakım oluşumların belli bir anlayış çizgisi içinde olan kimselerle bir hareket yaratmaya çalışmalarını takdir etsrm de, burada da kişilerin tekelleşmeye ve sadece belli isimler üzerinden meseleyi bir PR çalışmasına çevirdiklerini görmek yanı sıra, bu oluşumların belli bir cemaat gibi çalıştığını görmek, bu sefer bu akana başka bir cephe daha açmış oldu… Oysa benim gibi bu alanın gelişmesi için hatekete geçen ve kendine “biyografi yazarı” diyen tek yazar olarak bunu tasvip etmem mümkün dahi değildi…
Özetle; önceki yanıtlarda o isimlerin geçmesi genel yayıncılık ezberinin ve literatür sınıflandırmasının bir sonucudur. Benim yaptığım düzeltme ise mesleki ve unvansal gerçekliği temsil etmektedir. Türkiye’de profesyonel bir meslek dalı ve kurumsal bir hizmet olarak “Biyografi Yazarı” unvanını doğrudan sahiplenen ve işi sadece bu olan tekil örnek olarak böylesi kutsal bur işe öncülük ettiğim için mutluluk duyuyorum…
Türkiye’de Biyografi Yazarlığı Niçin Kurumsallaşmadı?
Bu konuyu çok kısa bir zaman sonra cevap vereceğim. Fakat daha öncesinden bilmenizi isterim ki;
Biyografi yazarı kimdir?
Biyografi kitabı nedir, ne değildir?
Kime biyografi yazarı denilir?
Kimler biyografi yazarı değildir?
Ülkemizde biyografiler niçin yazılmıyor?
Yazıldığı zannedilenler niçin okunmuyor?
Yetkili izinli biyografi yazarı ile yetkisiz izinlis biyografi yazarı kimdir?
vb. nice sorulara ve biyografi yazdırmak ile yazmanın önemine dikkat çekmek için yirmi bir yıldır mücedele veren tek yazarım. Bundan sonra ise, artık tüm bu emeklerimi bir başlık altında toplayacağım.
Beni takip etmeye devam edin…
Silvan Güneş
Biyografi Yazarı
Silvan Güneş
Biyografi Yazarı