
Biyografi, insanın yalnızca doğduğu günü, okuduğu okulları, yaptığı işleri ve geçtiği yolları anlatmak değildir. Asıl biyografi; bir insanın emeğini, bilgisini, görgüsünü, tarzını, zekâsını ve hayata kattığı kendine özgü değeri görünür kılma sanatıdır.
Çünkü herkes yaşar; fakat herkes yaşadığı hayatın hakkını veremez. Kimi yalnızca ömrünü tüketir, kimi ise o ömrün içine anlam, emek, duruş, incelik ve iz bırakır. İşte biyografisi yazılmaya değer olan hayat, sadece yaşanmış değil; yaşayabilmiş, taşınmış, kurulmuş ve onurlandırılmış hayattır.
Bir insanın biyografisini yazdırması, kendini övmek değil; kendi emeğine sahip çıkmasıdır. Bilgisini, görgüsünü, hayat terbiyesini, mücadelesini ve karakterini zamana emanet etmesidir. Çünkü insan, bazen yaşadıklarının büyüklüğünü kendisi bile tam fark edemez; fakat iyi yazılmış bir biyografi, o hayatın içindeki cevheri ortaya çıkarır.
Biyografi yazdırmak, “Ben yaşadım” demekten çok daha fazlasıdır.
“Ben bu hayatın içinden bir anlam çıkardım” demektir.
“Ben yalnızca var olmadım; düşündüm, ürettim, emek verdim, iz bıraktım” demektir.
Bu yüzden biyografi, yaşayabildiğin hayatı onurlandırmanın en zarif yollarından biridir. Çünkü hayat, sadece başına gelenlerden ibaret değildir; senin o hayatın içinden ne çıkarabildiğindir.
Gelin hayatınızı birlikte onurlandıralım…
Silvan Güneş
Biyografi Yazarı