Şair Ahmet Telli – Hayatını Yazamadığım Bir Biyografi Daha

KALEME ALAMADIĞIM HAYATLAR İÇİN BUGÜN BİRKEZ DAHA ÇOK ÜZGÜNÜM!

Edebiyatımızın güçlü kalemlerinden Şair Ahmet Telli’yi bugün ebedi yolculuğuna uğurlayacağız; bu cümleyi şu anda yazıyor olmak bile bana tarif edilmez bir üzüntü veriyor. Bugün sadece bir şairi değil; bir düşün insanını, bir edebiyatçıyı ve Türkçenin dil yapısına şiirleriyle eşsiz katkılar sunan bir dil bilgesini kaybettik. Ne acıdır ki, günümüzde edebiyat okumuş ya da bir üniversitede akademisyen olduğunu tesadüfen öğrendiğimiz koca bir kesimin bu büyük kayıptan haberi bile yok. Kendi dillerini İngilizceden devşirdikleri anlamsız kelimelerle zenginleştirdiklerini zanneden bu düşünce fukaraları, sorsanız ömürlerinde bir tane Ahmet Telli şiiri okumamıştır; hatta birçoğu onun varlığını ancak bugün sosyal medyadaki vefat paylaşımlarıyla keşfetmiştir. Bizler ise bir şairin arkasından ağlarken, aslında dilimizin ve hafızamızın zamansızca eksilen o devasa kalesine yanıyoruz.

Bir Dil Çınarının Ardından: Ahmet Telli ve Toplumsal Hafızanın Zamansız Kayıpları

“Edebiyatımızın güçlü kalemlerinden Şair Ahmet Telli’yi bugün ebedi yolculuğuna uğurlayacağız.” demenin ağırlığı biniyor üzerimize… Bu cümleyi şu anda kuruyor olmal ve yazıya döküyor olmak, bir biyografi yazarı ve dil sevdalısı olarak bana tarif edilemez bir üzüntü veriyor. Çünkü bugün sadece bir şairi toprağa vermiyoruz; bir düşün insanını, bir edebiyatçıyı ve en önemlisi, Türkçenin o asil dil yapısına şiirleriyle, kelimeleri işleyiş tarzıyla inanılmaz katkılar yapmış bir dil bilgesini kaybediyoruz. Ne yazık ki yaşam tam da böyle hoyrat bir şey; bir anda sessizce gezegeninizi değiştiriyorsunuz ve geride telafisi imkansız koca boşluklar bırakıyorsunuz.

Kitapçılık, yayıncılık, çeşitli yayınevlerinde yöneticilik ve editörlük yaptı. 1993’te mahkeme kararıyla öğretmenliğe döndü ve emekli oldu. İlk şiiri 1961’de yayımlandı. 1972’de Cengiz Tuncer’in Kerkenez adlı romanı üstüne yazdığı ilk yazısına Varlık Dergisi Eleştiri Ödülü ikinciliği verildi. 70’li yıllarda daha çok deneme ve kitap tanıtma yazıları yazdı ve kitaplarını 1979’dan sonra yayınlamaya başladı.

Ahmet Telli 02 Aralık 1946’da Çankırı’nın şu an Karabük’e bağlı olan Eskipazar ilçesinde doğdu. Hasanoğlan ve Kayseri Pazarören, Pınarbaşı öğretmen okullarında eğitim gördü. Öğretmen okulundan sonra dört yıl ilkokul öğretmenliği, daha sonra da Gazi Eğitim Enstitüsü’nü bitirmesinin ardından, Kastamonu, İnebolu, Doğanyurt, Kırıkkale ve Ankara Atatürk Lisesi’nde Türkçe ve Edebiyat öğretmenliği yaptı. 1981’de Gazi Eğitim Enstitüsü’nde öğretmenken, sıkıyönetimce tutuklanarak görevine son verildi. Aynı yıl, TCK’nın (o zamanlar) 141, 142 ve 146. maddelerinden yargılandı. 141 ve 146’dan beraat etti. Cigerhun’un şiirleri üstüne yazdığı bir yazısından ötürü 1980 yılında 142. maddeden kısa bir süre hüküm giydi. Tutuklu kaldığı süre boyunca Filistin Askısı’na da maruz kaldı.

Şair, edebiyat dünyasındaki başarılarını aldığı prestijli ödüllerle taçlandırdı. 1980 yılında “Hüznün İsyan Olur” adlı yapıtıyla Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü’nü Metin Altıok ile paylaşmış, 1982’de ise Saklı Kalan isimli eseriyle Yazko Şiir Özendirme Ödülü’ne layık görülmüştür. Edebi üretimini sürdüren yazarın 2010’da okurla buluşan Nida kitabı, 2011 yılında Akdeniz Altın Portakal Şiir Ödülü ile onurlandırılmıştır. Özellikle 1972 yılından itibaren pek çok saygın edebiyat mecrasında şiir ve denemeleri kendine yer bulmuştur. Bu doğrultuda Türkiye Yazıları (Mart 1983, Sayı: 72), Kavram ve Karmaşa (Ocak – Şubat 2002, Sayı: 22), Gümüş – Deliler Teknesi eki (Ocak 2007) ve Bireylikler (Mayıs – Haziran 2011, Sayı: 32) gibi önemli dergiler, onun şiir dünyasını merkeze alan özel sayılar hazırlamışlardır.


1960’lı yılların ardından şekillenen toplumcu gerçekçi şiir akımının ikinci kuşağında kendine has çizgisiyle öne çıkan Ahmet Telli, dildeki kelime tercihleri ve yakaladığı ahenk yönünden İsmet Özel’in izlerini taşırken; barındırdığı asi ve romantik ruhla da Attilâ İlhan çizgisine yakın bir şair kimliği çizmiştir


Bu büyük usta, 10 Temmuz 2026 tarihinde Ankara’da, 79 yaşında yaşama veda etmiştir. Ve bugün okuyamayacak olduğunuz, yaxılamamış nice biyografi kirabının içine şair Ahmet Telli de katılmıştır. Dolayısıyla benim üzüntüm çok daha derin ve tarifsiz duygular içindedir. Bu topluma biyografisini yazdırma bilincini aşılayamadığım için ben de kendi adıma çok üzgünüm.

Silvan Güneş

Biyografi Yazarı

Bir Cevap Yazın