
Ben mirası iki türlü değerlendiriyorum.
Biri maddi miras, diğeri ise manevi miras. Manevi mirası ise maddi mirasın üstünde görüyorum. Çünkü para, mal, mülk: servet bir anda harcanır gider; manevi miras, yani biyografi ise ilelebet yaşar.
Çünkü o hem bir yol haritası hem miras bırakılan nesillere kim olduğunu öğreten bir Anayasa kitabıdır. Özellikle köklü ailelerin, kendilerinden sonraki kuşaklara böylesi ölümsüz bir rehber bırakması lüks değil, bir zorunluluktur.
Bir biyografi yazarı olarak yıllardır tüm bu gerçekleri yılmadan, yorulmadan anlatıyorum. Tarih ise benimle birlikte her şeyi, tüm çıkmazlarıyla kaydediyor.
İşin en acı olanı ne biliyor musunuz?
Cumhuriyetin ilk yıllarının hak ettiği gibi kayda geçmemiş, hakiki belgeleriyle ve layığıyla yazılamamış olmasıdır. Bu ihmal yüzünden, bizden sonrakileri nice büyük başarı hikayesinden, nice köklü hafızadan mahrum bırakıyoruz.
Bir gün, bir biyografi yazarının tarihe düştüğü bu not çok konuşulacak. Çünkü biz sadece bugünü değil, yarının hafızasını inşa ediyoruz.
Silvan Güneş
Biyografi Yazarı
30 Nisan 2020
