Amasya’nın İlk Folklor Kitabı

Amasya’da yapılan ilk bilimsel Türk Halk Oyunları alanında yapılan araştırma tarafımca Milli Eğitim Bakanlığı 6670 sayı, 11/10/1999 tarihli “Folklor (Halk Bilimi) Arşivi Oluşturma” konulu 27/11/1999 tarihli yazı ile başlamıştır. Araştırma ve derleme yapılacak yer tespitinden sonra, Amasya’nın tüm ilçelerini kapsayan bir araştırma haritası tarafımca çıkartılmış, Amasya’nın halk oyunları alanında neredeyse ilk folklor araştırması gerçekleştirilmiştir.

Amasya’da yapılan ilk bilimsel Türk Halk Oyunları alanında yapılan araştırma tarafımca Milli Eğitim Bakanlığı 6670 sayı, 11/10/1999 tarihli “Folklor (Halk Bilimi) Arşivi Oluşturma” konulu 27/11/1999 tarihli yazı ile başlayan bu derlemeler sonunda hiç bilinmeyen şu oyunlar sahneye kazandırılmıştır.

“Bu çalışma öncesinde Amasya’ya ait bilinen 30 Türk Halk Oyunu varken, gerçekleştirdiğim derleme sonucunda 10 yeni oyun daha literatüre kazandırılmış; böylece kaybolmakta olan milli kültürümüze büyük bir katkı sağlanmıştır. Oyunlar yanı sıra birçok kadın, erkek geleneksel kıyafet derlenmiş, bunların tamamı video çekim ve fotoğrafları ile birlikte Çıraklık Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü’ne gönlerilmiş, il genelinde tüm yurda yayılarak yapılan bu derlemelerin sonucunda, Amasya derlemesi birinci seçilerek, Silvan Güneş olarak, takdirname ile ödüllendirilmiş ve bu eşsiz miras, Türk kültür arşivlerindeki yerini almıştır.

Buradaki kayıtların kaybolmaması için, mezunu olduğum, Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Türk Halk Oyunları Bölümü Arşivi’ne derlediğim oyunların tamamının video çekimleri gönderilerek, üniversitenin arşivine bir değer daha eklenerek, haklı olarak üniversitenin de Amasya oyunlarını sergilemesi ve bu oyunların yurt genelinde izlenmesi için ilgili görüşmeler sağlanmıştır.

Bu derleme tarafımca birçok bilginin ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Örneğin Lale Devri’ne ismini veren Amasya lalesi’nin İstanbul’a Amasya’dan gitmiştir.

Bu özel endemik tür, botanik dünyasında “Amasya Lalesi” (Tulipa sprengeri / Yitik Lale) olarak anılır. 1892 yılında Alman bahçıvan Mühlendorff tarafından Amasya/Merzifon civarında toplanıp Avrupa’ya götürmüştür.

Amasya lalesi aslında hiç de yitik değildir. Amasya lalesinin diğer kökleri de Hollanda’dadır.

Hollandalılar Yetiştirdikleri Lalenin Kökeninin Açıkça Osmanlı İmparatorluğu Döneminde Anadolu’dan Getirildiğini Söylüyorlar

Hollandalılar lalenin kendi topraklarına ait olmadığını, kökeninin Orta Asya ve Osmanlı İmparatorluğu (Türkiye) olduğunu açıkça anlatırlar. Tarih kaynaklarında, Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın Avusturya Elçisi Ogier Ghiselin de Busbecq’e lale soğanları hediye ettiği, bu elçinin de soğanları botanikçi dostu Carolus Clusius’a verdiği yazılır. 

Kutsal Roma-Cermen (Avusturya) İmparatoru I. Ferdinand’ın Kanuni Sultan Süleyman nezdindeki elçisi olan Ogier Ghiselin de Busbecq, 1554-1562 yılları arasında İstanbul ve Anadolu’da bulunmuştur.

Literatürdeki Yeri: Busbecq’in Latince kaleme aldığı ve Avrupa’da döneminin en çok satan eserlerinden biri olan Türk Mektupları kitabında, Edirne-İstanbul yolculuğu sırasında (muhtemelen 1555 başı) yol kenarında gördüğü nergis, sümbül ve “Asya kökenli” lalelerden hayranlıkla bahsettiği açıkça yazılıdır.

Ayrıca, Clusius, 1573’te Viyana’daki İmparatorluk Botanik Bahçesi’nde bu soğanları üretmiş, daha sonra 1593 yılında Hollanda’daki Leiden Üniversitesi Botanik Bahçesi’nin (Hortus Botanicus) başına geçerken bu Osmanlı lalelerini de yanında götürmüştür. Hollanda topraklarında ilk lale çiçeği 1594 yılında Clusius’un eliyle açmıştır. Bu tarih, Hollanda’da lale üretiminin resmi başlangıcı kabul edilir.

Bir Cevap Yazın