Türklerde Ağaç Süsleme Geleneği Köklü Bir Adettir.

Akça ağaç

Bugün Anadolu’da ağaç süsleme adeti hâlâ vardır. Sadece kışın değil, düğünlerde de süslenir. Ümiş Şıracı’nın sayfasına bakarsanız kendisinin bu geleneği görüntüleme şansı olmuş, videoyu izlersiniz. “…Ağaç Türklerde kutsaldır.”¹ Hayatı, yaşamı simgeler. Ağaç süsleyip eğlence yapmanın birkaç amacı vardır. Kış boyunca birkaç defa yapılan bu gelenek, 21 Aralık’ta en uzun gün ile gecenin savaşı olarak kutlanır ve günün geceyi yenmesi, günün, güneşin aydınlığının yeryüzünü daha çok bereketlendirmesi kutlanır. Çünkü güneş ve onun yarattığı aydınlık, yani gün kutsaldır. Günün uzun olması demek, yaşamak, hayatta olmak için daha çok zamanı sağlayacağından bu, Gök Tanrı’nın insana bahşettiği bir ödüldür. Bu ödülü duyduğunu, hissettiğini ve sayesinde yaşam için daha çok zaman ayıracağını düşünen Türkler, Gök Tengri’nin kendilerini ödüllendirdiğini büyük bir ciddiyetle karşılar ve bunun için bir şölen yapar. En yüksek tepedeki ak ağaç, onlar için göğe yakın olduğu ve tüm dileklerin göğe daha kolay ulaşacağının düşüncesi ile seçilir. Geçen yıldan kalma yiyecek ve içecekler ağacın dibine konurken, gelecek yıl için de yeni dileklerde bulunmak için dallarına dilek dilemek üzere çaput bağlarlar. Daha sonra her evden getirilen yiyecekler bir kazanda kaynatılıp bundan bir yemek yapılır. İşte onun adı da aşuredir. O aşurenin tüm malzemeleri her hane tarafından getirilmiş ve Gök Tanrı’nın evlerini bereketlendirdiği bu yiyecekler yenerek, Tengri’ye teşekkür edilir. Fakat Türklerin 21 Aralık’ta yaptığı bu kutlamalar sadece bir kere yapılmamaktadır. Ön Türkler, soğuğun en çok yaşandığı Ocak, Şubat ve Mart aylarında da çam ağacının etrafında aynı şekilde bir eğlence yaparlar. Bu eğlenceler ise ne yazık ki aşırı soğuklar sebebiyle çok fazla ölümlerin olması, özellikle de bebeklerin aşırı soğuklar yüzünden donarak öldüğüne şahit olduklarında halkın yaşadığı moral bozukluğu karşısında biraz neşelenmek ve Ulu Tengri’den bunun için bu ters giden olayların önüne geçmek, ona olan bağlılıklarını göstermek amacıyla yapılır. Özellikle bu tarihlerde yiyecekleri azalanlarla yiyecekler paylaşılır. Çocuklara moral olması, gençlere cesaret verilmesi, yaşı ileri olanlara da destek olunması, amaçlanır.

Tarihsel ve Literatür Temelli Açıklamalar

Türk kültüründe ağacın kutsallığı, Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan geniş bir coğrafyada süreklilik gösterir. Bahaeddin Ögel, Yaşar Çoruhlu, Fuzuli Bayat ve İbrahim Kafesoğlu gibi araştırmacılar, ağacı Türk kozmolojisinde “hayat ağacı / dünya ağacı” olarak tanımlar. Bu ağaç; yer altı, yeryüzü ve gökyüzünü birbirine bağlayan kutsal eksendir.


Eski Türk inanç sisteminde Ulukayın (Ak Ağaç), Gök Tengri’ye en yakın varlık olarak kabul edilir. Bu nedenle yüksek tepelerdeki ağaçların seçilmesi, dileklerin göğe daha kolay ulaşacağı düşüncesine dayanır. Ağaca çaput bağlama geleneği, yalnızca Anadolu’ya özgü değil; Altaylar, Sibirya ve Orta Asya Türk topluluklarında da görülen ortak bir ritüeldir.


Kış gündönümü (21–22 Aralık), eski Türklerde Nardugan adıyla bilinir. Bu dönem, güneşin yeniden güç kazanması ve karanlığın gerilemesi olarak yorumlanır. Ağaç süsleme, ortak yemek pişirme ve paylaşma ritüelleri, yalnızca dini değil; aynı zamanda toplumsal dayanışmayı güçlendiren uygulamalardır.
Aşure benzeri ortak kazan yemekleri, Türklerin “birlikte üretme, birlikte şükretme ve birlikte ayakta kalma” anlayışının somut bir yansımasıdır. Bu gelenek, İslamiyet sonrası dönemde yeni anlamlar kazanmış olsa da, köken itibarıyla çok daha eski bir inanç ve yaşam pratiğine dayanır.

Sonuç olarak, Türklerde ağaç süsleme geleneği; modern dönemle ilişkilendirilemeyecek kadar kadim, yalnızca bir süsleme değil, hayatla, bereketle, güneşle ve dayanışmayla kurulan kutsal bir bağdır.

Silvan Güneş

Biyografi Yazarı

Kaynak

Ögel, Bahaeddin, Türk Mitolojisi, Cilt I–II, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara.
→ Türklerde ağaç kültü, hayat ağacı (Ulukayın), Gök Tanrı inancı ve kozmoloji.
Çoruhlu, Yaşar, Türk Mitolojisinin Anahatları, Kabalcı Yayınları, İstanbul.
→ Hayat ağacı, kutsal ağaç, yer–gök–yeraltı tasavvuru.
Bayat, Fuzuli, Türk Mitolojik Sistemi, Cilt I–II, Ötüken Neşriyat, İstanbul.
→ Eski Türk inanç sistemi, Gök Tengri, güneş ve kutsallık anlayışı.
Kafesoğlu, İbrahim, Türk Milli Kültürü, Ötüken Neşriyat, İstanbul.
→ Türk kültüründe süreklilik, inançların toplumsal yaşama yansıması.
Beydili, Celal, Türk Mitolojisi Ansiklopedik Sözlük, Yurt Kitap-Yayın, Ankara.
→ Ulukayın (Ak Ağaç), kutsal ağaç kavramları.
Eliade, Mircea, Dinler Tarihine Giriş, Kabalcı Yayınları.
→ Dünya kültürlerinde kutsal ağaç ve kozmik ağaç sembolizmi (karşılaştırmalı).
İnan, Abdülkadir, Tarihte ve Bugün Şamanizm, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara.
→ Şamanizm, ağaç–ruh ilişkisi, çaput bağlama ve dilek ritüelleri.
Ergun, Metin, “Türk Kültüründe Ağaç Kültü”, Türk Dünyası İncelemeleri Dergisi.
→ Anadolu ve Orta Asya örnekleriyle ağaç kültü.
Örnek, Sedat Veyis, Türk Halkbilimi, Kültür Bakanlığı Yayınları.
→ Düğünlerde, mevsimsel törenlerde ağaç ve ortak yemek ritüelleri.
Roux, Jean-Paul, Türklerin ve Moğolların Eski Dini, Kabalcı Yayınları.
→ Gök Tanrı inancı, güneş kültü, kış gündönümü anlayışı.

Yorum bırakın