
Sevgili Kadir Dursun’un organizasyon ve sanat yönetmenliğinde gelişip bir anda Antalya’nın o sıcak ikliminde kardelen çiçeği gibi açan ve kısa zamansa bölgenin en prestijli caz festivali haline gelen #AntalyaCazFestivali’nin 4.sünü, 9 Eylül 2021’de #fazılsay ve #seranatbağcan’ın muhteşem finaliyle o akıllarda kalacak mührünü orada olanların kalbine, diğmadına bastı. Eğer gitmiş olmasaydım hem neler kaçırdığımı bileneyecek hem de bu kadar güzel anlara şahit olmaktan mahrum olacaktım. Bu buluşmayı sağlayan Sevgili @kadir_dursun1beyefendiye ve organizasyonun bel kemiği ikinci özel isim #veliçapar’a teşekkür ederim. Çünkü ülkemizde örnek alınması gereken, her şeyiyle düşünülmüş, pandemiye rağmen hem insanların kendilerini sosyal etkileşimden koruyabilecekleri hem de sanattan uzak durmayacakları bir festivale imza atarken sanatçılarımıza da pandeminin yarattığı olumsuzluğa rağmen arzu ettikleri sahneye kavuşturmak hakikaten muhteşemdi. Sevgili Say eserleriyle dinleyenlerini adeta duygular denizinde yüzdürdü, Sevgili Bağcan o sıcak, sevecen ve bulutlar gibi duygu yüklü sesiyle kimi yerde hesap sordu, kimi yerde hüzünlendirip düşündürdü kimi yerde de bu toprakların Amazon kadınları gibi savaşçı ruhumuza üfledi, uyandırdı. Sevgili Say daha önce hiç bir yerde söylemediği, Ankara Sivas, Hopa ve Bodrum için yaptığı bestelerle finali gerçekleştirdi. Sivas gerçekten içimizi acıttı ve Sivas deyince o bir türlü hafızalarımızdan gitmeyecek olan madımak olayları bir anda piyanonun ve çellonun yanık sesiyke içimizi dağladı. Fakat Say’ın bu eserleri seslendirmeden önce, Hopa için, “Ben eskiden Hopa’ya bir düğüne gitmiştim, hayatımda böyle düğün gormedim, bir taraftan horon tepiliyor diğer taraftan ambulanslar insanlar hastaneye yetiştiriliyor, ben hayatımda böyle bir düğün görmedim” deyince orada yasananları tahmin ettiğimizden seyircide büyük bir alkış koptu. Fakat gerçekten Çellist #JamalAliyev sazıyla eserlerin hakkını verdi. Sanırsınız çaldığı çello değil kemençe… Ben daha önce hiç çellodan 7/8’lik bir eser dinlemedim, horonu çelloda böylesine kıvrak çalanına rastlamadım. Say, ‘yakında çok meşhur olacak’ dedi.Say bu işi gerçekten çok iyi biliyor. Aynı şekilde ritim sazda Aykut Köselerli de bazı besteler yaptığı eşliklerle müziğe renk kattı. Hakikaten her bakımdan çok ahenkli bir geceydi ve 25 Eylül – 09 Ekim 2021 tarihleri arasında gerçekleşen 4. Antalya Akra Caz Festivali; Karsu, Akra Jazz Band, Engin Recepoğulları, Barış Doğukan Yazıcı, Önder Focan, Anıl Şallıel, Batuhan Şallıel, Halil İbrahim Işık, Mehmet Özen, Erhan Seçkin, Igor Butman, Fantine, Moskova Caz Orkestrası, Elif Çağlar, Çağrı Sertel, Alp Ersönmez, Volkan Öktem, İlhan Erşahin, Turgut Alp Bekoğlu, İzzet Kızıl, Arto Tunçboyacıyan, Fazıl Say, Serenad Bağcan, Aykut Köselerli, Jamal Aliyev gibi çok özel sanatçıları ve grupları ağırladı.
Burada tüm gelirin Manavgat ormanlarını yeniden yeşertmek için yapıldığını da bilmenizi isterim. Yani festival tamamen yanan ağaçlarımızın yerine dikilecek ve geleceğimizi de yeşertecek ormanlarımıza gitti. Bu konuda da yüce bir gönullüluk gösteren ve bu festivalde emeği geçen, canla başla çalışan herkese teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız ve iyi ki bu topluma basıl sahip çıkılması gerektiğini biliyor, arkanızdan bu zihniyetle yetişebilecek nesiller için havayi, toprağı, gönulleri ve ruhlarımızı güzel tohumlarla buluşturarak ekiyorsunuz. Bu buluşmalar asla yalnız değildir, öylesine degildir, tek başına değildir, bir gün tüm bu tohumlar filizlenip baş verecek, en çılgın ormanını en çılgın yeşiliyle dünyayı ve dünyamızı güzelleştirecektir. Zaten bizlerin sanatçı dediğimiz ve sanattan anladığımız da budur. Anlamayanlar ise bir gün neleri kaçırdıklarının farkına artık bu dünyayı terketmek üzereyken varacaklardır. Bu konu bitmez, bitmeyecek de yeni yazılarım ve havadislerle yeniden görüşmek üzere…
Silvan Güneş
Biyografi Yazarı