




Osmanlı İmparatorluğu döneminde köylülerden, ürettikleri tarım ürünlerine %10 oranında vergi alınır buna da “Aşar (Öşür) Vergisi” denilirdi. Osmanlı Devleti’nin temel gelir kalemini oluşturan vergi, arazi para ile sulanıyorsa yirmide bir oranında alınırdı. Arapça bir kelime olan öşür, Arapça’da 10/1 (onda bir) anlamına gelmekteydi ve öşür kelimesinin çoğuluna da “aşar” denilmekteydi. Köylüye oldukça ağır gelen bu vergi 1800’lü yıllarda oranı %30’a yükselince zaten %10’u dahi oldukça zorlanarak veren halk, %30 vergi vermek zorunda kalınca bu ağır yükün altından hiç kalkamamış ve ne yazık ki iyice fakirleşmiş, açlık sınırına kadar gelmişti. Bu verginin ürün çeşidini veya bölgelere göre farklı oranlarda da alındığını düşünecek olursanız, bu oran bazı bölgelerde %50’ye kadar çıkmaktaydı. Halk böyle olunca geçimi tamamen çiftçilik ve hayvancılık olan Türk köylüsü bu ağır yükün altında ezilmiş, adeta damarlarındaki kanı çekilmiştir.



HER ALANDA TÜRK’ÜN İMDADINA YETİŞEN
ATATÜRK DEVRİMLERİ

Atatürk Türkiye Cumhuriyeti’ni kurduktan sonra bir sürü yenilikler yaptı ve halkın hayatını her bakımdan refaha erdirecek, maddi ve manevi her türlü esaretten kurtaracak ve insan gibi yaşamasını sağlayacak birçok devrimler yaptı. İşte o devrimlerden biri de 1923-29 ekonomi politikasına damgasını vuran İzmir İktisat Kongresi’nin 1925’de oy birliği ile almış olduğu kararlardan biri olan aşar vergisinin kaldırılmasıdır. Köylü o zaman kadar alın teri olan ürününü hiç itirazsız ve zorla vergisini vermekteydi ve padişahlıkla yönetilen böylesi bir sistemde buna karşı gelmesi dahi düşünülemeyeceği gibi, itiraz etmek gibi bir girişimde bulunduğunda da karşılığında en ağır cezayı alacağını bildiğinden Osmanlı’nın memurlarına karşı gelmesi mümkün değildi.






Atatürk 17 Şubat 1923’de İzmir’de toplanan “Türkiye İktisat Kongresi”ni açış konuşmasında şunları söyledi. “Yeni Türkiyemizi lâyık olduğu düzeye eriştirebilmek için mutlaka ekonomimize birinci derecede önem vermek zorundayız. Çünkü, zamanımız tamamen bir ekonomi devresinden başka bir şey değildir. …Kılıç ile zaferler kazananlar sapanla zaferler kazananlara mağlup olmaya ve netice olarak yerlerini onlara vermeye mecburdur. …Siyasî, askerî zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar ekonomik zaferlerle taçlandırılmazlarsa meydana gelen zaferler devamlı olamaz, az zamanda söner. …Ekonomi demek her şey demektir, yaşamak için, mutlu olmak için, insan varlığı için ne lazımsa onların hepsi demektir. Ziraat demektir, ticaret demektir, çalışma demektir, her şey demektir.”

Nurlar içinde uyu Büyük Atatürk. Siz’i hangi cümle anlatmaya yeter ki…
Silvan Güneş
Biyografi Yazarı