Atatürk’ün Soyağacı Araştırmacı Mehmet Ali Öz’ün 25 Yılını aldı.

Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün Soyağacını ortaya çıkartmak için tam 25 yılını veren Mehmet Ali Öz’ün tüm bu çalışmalarını emekli olduktan sonra yürüttüğünü, tüm giderlerini kendi emekli maaşıyla karşıladığı için uzun yıllar simit ekmekle karnını doyurduğunu söylüyor. İşte bu adanmışlığa şapka çıkartmak gerekir…

2024 yılında Fatih Altaylı’nın “Teke Tek” programına Prof. Dr. Cemal Şengör ile jatılan ve Atatürk’ün soyağacını nasıl ortaya çıkarttığını söyleyen, araştırmacı yazar Mehnet Ali Öz, Fatih Altaylı’nın tüm sorularına cevap vererek konu hakkında şu ifadeleri kullandı; “Atatürk’ün soyu ile ilgili araştırmaları 1478-1450’ye kadar götürülebilitim ve bunun üstünde de halen çalışmalar yapıyorum Ben bu çalışmayı şimdilik 1590’a kadar götürdüm.
Molla Hasan, yani Selanik Mevlevihane Postnişini olarak 16 Aralık 1668’de Şeyh Hasan Selanik Postnişi yani Dervişi, Yöneticisi olarak Selanik’teki Mevlevihane’nin başına geçiyor.” Mehmet Ali Öz, elinde Genel Başkanlığı Arşivi Ateşe’de bulunan Atatürk’e ait daire şeklindeki Osmanlıca secereyi göstererek”- “… ailenin dedesi bilinen ilk ismin Molla Hasan’dan başlamaktadır.”diyor ve konuşmasına devam ediyor.

“Mustafa Kemal’in anne ve babasının kökleri 300 sene önce birleşiyor. Bu ailenin de kökleri 500 sene evveline dayanıyor. Tam merkezdeki Molla Hasan’ı araştırdığımda bu idim beni Selanik Mevlevihanesi Postişiniliği’ne götürdü.

Molla Hasan nüfuslu bir aile ve Babıali’de Ders saadette çok sözü geçen, Balkanlar’da İslamın ve Türklüğün yayılmasında en çok desteği olan, hatta muhaceratta, geri hüzünle dönüşte, Balkanlı soydaşkarımıza Selanik Mevkevi mhabesinde bakımevi ve onları ağırlamak için Kızılay gibi, Afat gibi yardımlarda bulunan saygın bir insan. Bu kişi Mustafa Kenal’in hem anne hem de baba tarafından dedesinin, dedesinin, dedesinin dedesidir.”

“Mehmet Ali Öz. Bu sefer başka bir belge gösteriyor ve şöyle devam ediyir. “Bu belge de Molla Hasan’ın başka bir Şeh Hasan’ı orada duacı, zaviagar olarak atadığının belgesidir. Bu belgede 1,5, 2 sayfalık bir yazı var ve burada şunlar yazıyor.” diyor ve bu belgeyi okumaya başlıyor; “Genel Başkanlığı Arşivi Ateşe’de bulunan daire şeklindeki Osmanlıca secere’de ailenin dedesi bilinen ilk ismi Molla Hasan’dan başlamaktadır. Mustafa Kemal Atatürk akrabalarından Süleyman Sırrı Nâfıa Vekilliği (Bayındırlık Bakanlığı) Nafıa Bakanımız ile birlikte hazırladığı secerede ailenin ilk dip dedesi olan Molla Hasan gösterilmiştir. Osmanlı arşivinde Atatürk ve ailesiyle ilgili olarak tespit ettiğimiz bu tahrir defteri, nüfus defterleri, tefettuaf defterleri ve bilimum diğer belgelerdeki kayıtlar mevcut secerede adı geçen Molla Hasan’ın Selanik Mevlevi Hanesi Postnişindeki Şey Hasan olduğunu ortaya koymaktadır. Atatürk ailesinin en dip dedesi, tapu tahrir defterlerinde ve nüfus defterleri ve temettuaf defterlerinden Hacı Sofu olarak adı geçen zat, mevcut secerelerde  Molla Hasan olarak adı geçen Selanik nüfus defterlerinde ve Selanik Mevlevi Habesi kayıtlarında adı geçen ve Pistnişin olarak görev yapan Şeyh Hasan Efendi’dir. Atatürk, ailesi ve fertletiyle ilgili olarak Osmanlı arşivlerinde bulunan tapu defterleri ve diğer kayıtlar, arazi yoklama ve hülasa defterleri, mübadil nüfusa ait belgeler ve diğer kayıtlar mevcut seceredeki Molla Hasan’ın Selanik Mevlevi Hanesi Potnuşi Şeyh Hasan olduğunu doğrulamaktadır. Osmanlı Arşivlerinde bulunan Selanik tapu tahrir defterlerindeki kayıtlara göre, – Mehmet Ali Öz: bu kayıtlar 1450, 1430’lu yıllarında başlıyor, hatta 1389’lu yıllarda, fakat Anadolu’daki şehirlere ait olduğu gibi tapu defterleri bulunamıyor. Belki de Osmanlı Arşivlerinde bir kıyıda, köşede. Ancak 1478’e kadar gidiyor. 1478 Tarihli, Selanik Kocacık Yörükleri Eğribucak Sarıgöl ve diğer bilimum Balkanlara iskan edinmiş, yörük, cemaatlerinin nereye yerleştirildiği konusunda bilgi veriliyor ve…” … 206 tane  Kızıloğuzlar denilen hanenin gittiği yazıyor. Kızıloğuzlar’ın MÖ Selçuklu döneminde Turna’dan Balkanlara durmadan Adalara kadar yerleşen Türk orijinilli uluslarla aynı soydan geliyorlar. Orada, onkarın haricinde Anadolu’dan giden Avret-i Selanik, Avretizi, Langaza, Geremet, Karadağ, Pravişte, Slistiye, Şumluucu, Hasköy, Çimden, Zalaya,  Çimren, Zaraartik, Öksüz, Emrutlu,Balaban’ın Hacı Mühimmatlı, Hacı İlyaslı, Şahinoğlu, Fettahoğlu, Bahşayışlı, Dedeişlu, Kasaplı, Dedebalı, Karabalı, Bostancalı, Sohular, Hacı Hasanlı gibi, Türkmen ve Yörük aşiret ve cemaatlere mensup guruplar, Selanik Yörükleri arasında yer alıyor. Selanik Yörüklerine ait tapu tahrir defterlerinde kayıtlarına göre, bunlardan bir kısmı, cemnati Hacı Hasanlı, Duraklı, Divanlu, Mihmatlu, Oğuzlu, Armutlu, Samanlı, Karacalu gibi Türkmen ve yörük obalarının yörükhanı Selanik Eşkünlü olarak yazdırmış oldukları Selanik Vilayeti nefsi Eğribucak kazasına tabi Sarıgöl nahiyesi ve çevresine iskan edildikleri görülüyor.

Balkanlarda ve Yunanustan’da yerleşik burimlerinin adı eğer Türkçe is8m taşıyorsa, mutlaka o yetleşim yeri Anadolu’dan Baljankar’a çeşitli sebeplerle gelerek yerleşrn Türkmen, Yörük guruplara mensup Türklerin kurduğu köy ve kasabalardır.

Hicri 1046, Miladi 1636 tarihli 82 numaralı tapu tahrir defterinde, Selanik Yörükhan Defteri’nde sayfa 1 ve 3’de yer alan Hacı Hasanlı Obası’nın adının, Hoca Hamzalı, Hacı Hamzalı yörük cemaatlerinin adlarını başlarındaki aşiret ve oba beylerinden aldığı gibi Sarıgöl ve Eğribucak -neden  Sarıgöl ve Eğribucak? Atarürk’ün anne ve vabasının ilk önce oraya yerleştirildiği rivayetleri var ya…- bölgesinde iskan edilen Hacı Hasanlı Türkmen Cemaati”nin de adını kendi boy beyi Hacı Hasan’dan almış olmalıdır.

Selanik Vilayeti Ali Paşa Mesciti Mahallesi, Hacı Mümin Cemaati Mescidi, Hacı Hasanlu Mesciti Cenaati, Emir, Yusuf Mahallesi Sofular Cenaati gibi Tütkmen, Yörük obalarının ad ve Kayıtlarına göre, Atatürk’ün dedesinin dedesi, Atatürj’ün dedesinin, dedesinin dedesi olan Selanik Mevlevihanesi Postnişini Şeyh Hacı Hasan Efendi’nin Selanik  Yörüklerine ait tapu tahrir deftetinde de adı geçen Şeyh Hasan obası ya da sofular cenaatine mensup olduğu anlaşılmaktadır.

Selanik’te Kocacık yörüklerine ait tapu tahrir defterlerinde aynı Anadolu’daki şehirlerdeki mahalleler, nasıl ki yeni inşa edilen mescitlerin çevresinde ve byraya yerleşen Türkmen, Yörük, Aşiret ce Cenaatlerın adıyla mahallelerin teşkil edilerek kurulmuş ise Selanik Vilayeti’ndeki mahalleler de buraya yerleşen Türkmen, Yörük ve Cemaatlerin adları vetilmiştir. Selanik vilayeti, metkez mahalleleriyle ilgili tapu tahrir defterindeki kayıtlarda Ali Paşa Mescidi Mahallesi, Hacı Mümin ve Cemaati Mesciti, Hacı Hasanlı Cemaati Mesciti, Emir Yusuf Cemaati Mesciti, Sofular Cemaati gibi Türkmen, Yörük obalatının adları ve kayıtları bulunuyor.

Tapu tahrir defterindeki kayıtlarla, Eğribucak kazasında Selanik Yörüklerinden Hasanlı, Hacı Hasanlı Obası’nın iskan edilmiş olduğu yazılıdır.

Zübeyde Hanım, ailesinin ilk olarak Eğribucak ve havarisinde iskan edilmiş olduğuyla ilgili anlatımını, yörük defterlerindeki kayıtlı bilgiler ve rivayetleri doğrulanakta, desteklemektedir. Burada sözü edilen, Selanik Mevlevihanesi Postnişiyle Şeyh Hasan Efendi, Mustafa Kemal Atatürk’ün hem annesi Zübeyde Hanım hem de Babası Ali Rıza, Efendi’nin dedesinin dedesinin dedesidir. -yedinci kuşak-. Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım ile babası Ali Rıza Efendi’nin ailesi tarafından seceresi Şeyh Hasan Efendi’de birleşiyor. Selanik Mevlevihanesi Postişi Şeyh Hasan Efenfi, Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım tarafından dedesinin, dedesinin dedesidir. Şöyle ki Selanik Mevlevihanesi Postnişi Şeyh Hasan’ın oğlu Ali ve ya Abdullah -Nüfus defteri kayıtlarında böyle geçiyor.- Ali Ağa’nın oğlu Mehmet Ağa, Mehmet Ağa’nın oğlu İbrahim Ağa, -İbrahim yorgani- İbrahim Ağa’nın oğlu Feyzullah Ağa, Feyzullah Ağa’nın kızı Zübeyde Hanım, Zübeyde Hanım’ın oğlu Gazi Mustafa Kemal Aratürk Hazretleridir. Yine aynı şekilde Selanik Mevlevihanesi Postnişiyle Şeyh Hasan Efendi, Muatafa Kemal Atatürk’ün babası Ali Rıza Efendi’nin dedesinin dedesinin dedesidir.

Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ın ailesi tarafından Şeyh Hasan Efensi’nin oğullarından Ali Ağa veya Abdulullah tarafından gelitor. Mustafa Kemal Atatürk’ün Kemal Atatürk’ün babası Ali Rıza Efendi’nin ailesi, Şeyh Hasan Efendi’nin oğlunun oğullarından Şeyh Ahmet Efendi tarafından geliyor. Dolayısıyla, Atatürk’ün yaveri merhum Salih Bozok’un oğlu Cemil Bozok’un Atatürk’ü babası Ali Rıza Efendi’yle annesi Zübeyde Hanım’ın aralarında akrabalık bağları olduğu ve her iki ailenin de birbiriyle akraba olduğu iddiasını Başbakanlık Osmanlı Arşivi’ni hem de Yunanistan’daki Osmanlı arşivlerinden doğrulanmaktadır. Selanik vilayeti nüfus defterleri, tapu ve katıt defterleri kayıtları gibi, Osmanlı Devleti arşivletinde bulunan ve Atatürk’ün ailesiyle ilgili tespit ettiğimiz 300’e yakın kayıtlarda yer alan belgeler bu b8lgileri doğruluyor. Arşiv kayıtlarında verilen belgeler, verilen bilgilere göre Mustafa Kemal Atatürk’ün bavası Ali Rıza Efendi ile Annesi Zübeyde Hanım’ın ailesinin akraba olduğu ve aynı aileden gelen iki aynı sülale olduğu anlaşılıyor. Atatürk’ün babası Ali Rıza Efendi’nin 1841 de doğuyor, 20 Mayıs 1893’de vefat ediyor.  Şeyh Hasan Efendi’nin afradından -onun soyundan- geliyor. Halveti Şeyhi Hacı Ali Rıza Efendi, -Mustafa Kemal Atatürk’ün babasının adını aldığı dedesi- 1797 doğumlu torununun torunudur. Zübeyde Hanım, Şeyh Hasan Efendi’nin Ali Ağa’nın afradındandır. Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım, Selanik Mevlevisi Postnişini Şeyh Hasan Efendi’nin oğlu Mehmet Ağaoğlu İbrahim Yorgani’nin oğlu Sofuzade Feyzullah Ağa’nın kızıdır. Osmanlı arşivlerinde Sofuzade ailesine ait kayıtlar bulunmaktadır. Bu kayıtlara göre, Sofuzadelerin Selanik’in değişik mahallelerinde ikâmet ettikleri anlaşılıyor. Tahrik defterleri ve bilimum diğer kayıtlara göre, Selanik’e bağlı bazı ilçe ve köy kayıtlarında bu aileye mensup insanların değişik yerlerde arazi ve mülklerinin, çiftliklerinin olduğu anlaşılıyor. Arşiv kayıtları, Sofuzade ailesi fertlerinden selanik dışındaki şehirlerde değişik değişik görevlerde bulunmuş olduklarını da göstermektedir. Atatürk’ün kızkardeşi Makbule Hanım’ın, Zübeyde Hanım’ın “Langazata’da doğmuştum. Okyma yazma bildiğinden ve  zamanın tarihine göre kendisine Zübeyde Molla dediklerini belirtiyor. Makbule Hanım’ın bu ifadesinden, Atarürk’ün Annesi merhum Sofuzade Zübeyde Hanım’ın mensup bulunduğu Sofuzade ailesi fertlerinden bazılarına molla denilmiş olduğu anlaşılıyor. Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’a da Sofuzade Zübeyde Molla denilmiş olduğu anlaşılıyor. -Molla, yani dindar demektir.- Hazı Hadan Molla Sofu Hasan, Şeyh Hasan’ın çocukları. Atatürk’ün hazırladığı mevcut secerede, Mustafa Kemal Atatürk’ün en dip dedesi olarak gösterilen Molla Hasan, Osmanlı Arşiv kayıtlarına göre; Şeyh Hasan, Şeyh Hacı Hasan, Şeyh Hasan isimleriyle kayıtlıdır. Dolayısıyla. Molla Hasan arşiv belgelerinde Hacı Sofu ve Şeyh Hacı Hasan isimleriyle anılmaktadır. Hacı Sofu aynı zamanda Selanik arşivlerinde Hacı Sofu, Şeyh Hacı Hasan olarak kayıtlarda geçmektedir. Hacı Sofu aynı zamanda Selanik Mevlevihanesi Postnişi Şeyh Hasan Efendi’dir. Osmanlı Arşivlerinde yer alan tarihi kayıtlara göre Selanik Mevlevihanesi Postnişi Hacı Hasan Efebdi’nin Ali Ağa, Hacı Abdullah Ağa, Neşaikten Şeyh Ahnet Efendi adında üç oğlu vardır. Selanik vilayetinin nüfuslu ailelerinden olan Sofuzadeler, Hacı Hasan Ağazadeler, Yorganizadeler ve Şehzadeler veya Mevlevi Şehizadeler ailelerin dip dedeleridir. Selanik vilayetine ait arşiv kayıtlarında Sofuzadeler, Mevlevi şeyhizadeler aileler ailelerin dip dedeleridir. Selanik vilayeti ve arşuv kayıtlarında Sofuzadeler, Hacı Hasan azadeler, Nakipzadeler, Yorganizadeler, 300 sebelik bir zanan aralığından sonra sözü edilen Selanik’in bu nüfuslu aileletinin, Sekanik Mevkevihabesi Postnişini, Hacı, Şeyh Hasan, bani ditar Molla Gasan Efendiden birleştiği anlaşılıyor. Dolayısıyla, Hacı Diyar Molla Hasan Efendi’nin ahvadından olup,

1) Sofuzadeler, 2) Hasan Ali azadeler, 3) Nakipzadeler, 4) Yorganizadeler 5) Şeyhzadeler veya Mevlevi Şeyhi zadeler ailelerinden teşekkül ediyor.”

Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün Soyağacını ortaya çıkartmak için tam 25 yılını veten Mehmet Ali Öz, Atatürk’ün Genel Kurmay’da bulunan seceresini, kendisi bağımsız olarak Yunanustan’a giderek buradaki Osmanlı arşuvlerinden de araştırarak, belgekeri karşılaştırmalı olarak doğrulamıştır.  tüm bu çalışmalarını

Silvan Güneş

Biyografi Yazarı

Yorum bırakın