

İstanbul’da oynanan Galatasaray – Liverpool FC maçında yaşanan bir görüntü, aslında yalnızca bir futbol tribününün değil, tarihin ve vicdanın meselesidir. İngiliz taraftarlar tribünde modern Türkiye’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün dünyaya miras bıraktığı barış ilkesini taşıyan bir pankart açtı: “Peace at Home, Peace in the World.”
Bu söz, Atatürk’ün yıllar önce söylediği “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesinin İngilizce ifadesiydi. Yani başka bir ülkenin taraftarları, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusunun barış vizyonunu dünyanın gözü önünde tribünlere taşıdı. Bu, yalnızca sportif bir jest değil; tarihsel bir saygı ifadesiydi.
Ancak burada asıl düşündürücü olan başka bir durum ortaya çıktı.
Maç, Türkiye’nin kamu yayıncısı olan TRT tarafından naklen yayınlandı. Fakat dünya çapında saygı uyandıran bu pankartın ekranlara yansımadığı, ya da özellikle gösterilmediği yönünde ciddi eleştiriler ortaya çıktı. Eğer bu doğruysa, ortada yalnızca bir yayın tercihi değil; kamu vicdanını yaralayan bir tutum vardır.
Çünkü burada söz konusu olan sıradan bir pankart değildir.

Burada söz konusu olan, bir milletin kurucu liderinin insanlığa bıraktığı evrensel bir ilkedir.
Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözü, yalnızca diplomatik bir slogan değildir. Bu söz, savaşlarla parçalanmış bir dünyanın ortasında ortaya konmuş büyük bir devlet aklının ifadesidir. Bir komutanın savaş meydanlarından çıkarak insanlığa barışı öğütlemesi, tarihte çok az lidere nasip olmuş bir bilgeliktir.

Bugün dünyanın dört bir yanında Atatürk’e duyulan saygının sebebi de tam olarak budur. O yalnızca bir askeri zaferin lideri değil; aynı zamanda çağdaş, akılcı ve barış merkezli bir devlet vizyonunun kurucusudur.
İşte bu yüzden İngiliz taraftarlar onun sözünü tribünlerde taşıyabiliyor.
Fakat ironik olan şudur:
Dünyanın saygı duyduğu bir liderin sözleri, kendi ülkesinde bazen görmezden gelinebiliyor.

Bu durum yalnızca bir yayıncılık meselesi değildir. Bu durum aynı zamanda Türkiye’de son yıllarda ortaya çıkan garip bir çelişkiyi de gösterir. Dünyada saygıyla anılan bir lider, içeride küçük ama gürültülü propaganda çevreleri tarafından tartışılır hâle getirilmeye çalışılmaktadır. Sosyal medyada sahte hesaplarla yürütülen karalama kampanyaları, tarihin gerçeklerini değiştirmese de kamuoyunda yapay bir gürültü üretmektedir.
Oysa gerçek çok açıktır.

Türkiye’de Atatürk’le halkın bir sorunu yoktur. Bu millet bağımsızlığını onun önderliğinde kazanmış, Cumhuriyet’i onun vizyonuyla kurmuştur. Eğitimden hukuka, kadın haklarından çağdaş devlet kurumlarına kadar atılan adımlar, Türkiye’nin modernleşme yolunun temel taşlarıdır.
Bu nedenle Atatürk’ün barış ilkesini tribünde taşıyan yabancı taraftarlar aslında çok basit bir gerçeği hatırlatmıştır:
Atatürk yalnızca Türkiye’nin değil, insanlığın ortak değerlerinden biridir.
Ve tam da bu yüzden, böyle bir görüntünün Türkiye’deki bir kamu yayınında yer bulmaması eleştirilmeyi hak eder. Çünkü kamu yayıncılığı yalnızca maç göstermek değildir; aynı zamanda toplumsal hafızaya ve tarihsel değerlere saygı göstermektir.
Bugün yapılması gereken şey Atatürk’ü savunmak için sloganlar üretmek değildir. Yapılması gereken şey, onun temsil ettiği akılcı ve barışçı vizyonu doğru şekilde anlatmaktır.
Liverpool tribünlerinde açılan pankart bize aslında şunu hatırlattı:
Dünyanın saygı duyduğu bir lideri görmezden gelmek mümkün olabilir.
Ama onun fikirlerini tarihten silmek mümkün değildir.
Çünkü bazı sözler, yalnızca bir millete değil insanlığa aittir.
“Yurtta sulh, cihanda sulh.”
Silvan Güneş
Biyografi Yazarı
Not: Rams Park (Ali Sami Yen Spor Kompleksi), Galatasaray Spor Kulübü‘ne ait olan ve maçlarını oynadığı stadyumdur. Stadın isim sponsorluğunu ise 2023 yılında yapılan 5 sezonluk anlaşma kapsamında RAMS Global üstlenmiştir. RAMS Global, Ramazan Bülbül tarafından kurulan ve oğulları tarafından yönetilen, kökeni Gaziantep’e dayanan uluslararası bir gayrimenkul ve yatırım şirketidir.