
Günaydın dünya! Dünya Kadınlar Günü hepimize kutlu olsun.
Şu hayatta ortalama insan ömrü ne kadar olursa olsun, insanca yaşamasını bilmek bir sanattır. İletişimin tarihini ve insanoğlunun iletişim kurmak için nereden nereye geldiğini aklımızdan bir film şeridi gibi geçirdiğimizde; birbirimize ulaşmanın zorluklarının yanında sevginin, saygının ve özlemin yoğunluğunun bizleri insan yapan değerlerin üzerinde filizlendiğini görürüz.
Şimdi ise iletişimimiz o kadar üst bir noktada ki, hiç ulaşamayacağımız, hatta varlığından haberdar olmayacağımız insanların yaptığı, söylediği, hedeflediği her şeye teknolojinin hızıyla anında ulaşabiliyoruz. İnsanların bu kadar hızlı biçimde birbiriyle ve dünyayla iletişim hâlinde olması; haber almak, bilgilenmek ve konuyla ilgili gerekirse –kişilere göre– fırsatları yakalamak adına atağa geçmek için muazzam bir değerken, bunu olumsuz kullananların oranı çok daha yüksek görünüyor.
Artık insanlığın elde ettiği iletişim, yapay zekâ sayesinde hayal dünyamız kadar hızlı bir hâl aldı. Yapay zekâ, tıpkı zihnimiz ve hayal gücümüz gibi, jet hızıyla geçen her gerçek ve olasılığı anında karşılığa dönüştürüyor. Zihnimizde kısa bir an içinde geçen her şey; olabilecek, olamayacak, hayal edilen tüm senaryolar, yapay zekâda da anında karşılık buluyor.
Zamanla sosyal medyada yapılan paylaşımlar ve ortaya dökülen zekâ seviyeleri, bir noktadan sonra maruz kaldığımız her şeyle birlikte bizleri yoruyor, üzüyor, nefret ettiriyor, mide bulandırıyor. Gün içerisinde sosyal medyada paylaşılan her bir haberin karşısında durmadan işleyen yoğun duygu zafiyetiyle farkında olmadan yoruluyor, bitap düşüyoruz. Kafamızın içi bizlere iyi gelmeyen, görmek ve duymak dahi istemediğimiz nice görüntü ve sesle doluyor.
Diğer taraftan sahip olduğumuz değer yargılarını, sevgiyi, saygıyı ve hoşgörüyü yitirdiğimize de şahit oluyorum. Hiç tanımadığımız, karakterini ve kişiliğini bilmediğimiz insanların birbirlerine karşı nasıl kabalaştıklarını görmek, insanlığın iletişim kolaylığı sayesinde geldiği noktanın hiç de sağlıklı olmadığını gösteriyor.
Aynı çatı altında dahi bir olaya ya da konuya açıklık getirmek için fikrinizi söylüyor, kendi yaşanmışlık ve şahitliğiniz hududunda yorum yazıyorsunuz; fakat bir meslektaşınız tarafından hakarete varacak her türlü tepkiye maruz kalabiliyorsunuz.
Kısacası teknoloji iyidir, güzeldir, konfordur. Fakat bir insan kendini geliştirememişse ve bu alan cahillerin elinde tek bir tuşa kalmışsa, teknoloji herkes için iyi bir sonuç doğuramaz.
Şu an en büyük okul sosyal medyadır. Herkes oradan beslendikçe, buradaki çıktılar insanlığa ait tüm o güzel değerleri alaşağı ederken iletişim denilen kanal insanı insana yaklaştırmıyor; tam tersine uzaklaştırıyor. Açıkçası sonumuzu hiç iyi görmüyorum.
Silvan Güneş
Biyografi Yazarı