Ayla Erduran’sız Bir Dünyaya Uyanmak

Cumhuriyet tarihimizin ilk kuşak keman virtüözlerinden olan Sevgili Ayla Erduran, 22 Ağustos 1934 tarihinde İstanbul’da doğdu. 7 Ocak 2025’de yine İstanbul’da hayatını kaybetti. Babası, üroloji alanında Türkiye’nin öncü doktorlarından Behçet Sabit Erduran, annesi Kadriye Erduran’dır.

Ayla Erduran, dört yaşında Karl Berger’in öğrencisi olarak kemana başladı. İlk resitalini on yaşında, Ferdi Ştatzer eşliğinde Saray Sineması’nda verdi.

Avusturya asıllı Türk piyanist ve akademisyen.

1946-1951 yılları arasında Paris Konservatuvarı’nda eğitim görerek keman bölümünden birincilikle mezun oldu. 1951-1955 yılları arasında ABD’de, 20’inci yüzyılın en önemli keman hocası Ermeni İvan Galamyan ve keman virtüözü Zino Francescatti ile özel olarak çalıştı. ABD’deki ilk konserini Newark’ta, Thomas Schermann yönetimindeki orkestrayla verdi.

Avrupa’daki konser kariyerine Polonya’da, Varşova Filarmoni Orkestrası eşliğinde çaldığı Glazunov’un keman konçertosuyla başladı.

David Oistrakh

1957-1958 yılları arasında Moskova Konservatuarı’nda David Oistrakh ile çalıştı. 1957 Wieniawski yarışmasında yüz yirmi kemancı arasında ilk altıya girerek ödül kazandı. Bu ödülle birlikte meslek yaşamında yükselmeye başladı. 1958’de Ulvi Cemal Erkin’in keman konçertosunun ilk seslendirişini, Brüksel’de bestecisi yönetiminde Belçika Kraliçesi Elisabeth’in de izlediği bir konserde gerçekleştirdi.

Avrupa’nın çeşitli kentlerinde, Güney Amerika’da ve ABD, Kanada, Orta Doğu, Hindistan, Afrika, Rusya, Azerbaycan ve Türkiye’nin pek çok köşesinde turneler yaptı. 1963’te Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ile Orta Doğu turnesine çıktı ve Anadolu’nun çeşitli köşelerinde konserler verdi.

1964’te Mithat Fenmen eşliğinde Londra’da verdiği ilk resitalinde Harriet Cohen-Olga Verney ödülünü kazandı. 1965’te yine Londra’da Royal Albert Hall’de şef Rojdestvenski yönetiminde Brahms’ın keman konçertosunu seslendirdiği konser BBC tarafından naklen yayınlandı. 1968’de Verda Erman ile birlikte Afrika turnesine çıktı.1970’te Hollanda’da Beethoven Ödülü’nü kazandı. 1971’de Türkiye Cumhuriyeti Devlet Sanatçısı unvânı aldı.

1985’te Paita yönetiminde Londra Filarmoni Orkestrası ile Brahms konçertosunu plağa aldı. Jean Sibelius‘un 100. yılında Ernest Ansermet yönetiminde Suisse Romande Orkestrası ile bestecinin keman konçertosunu çaldı.

1973’ten 1990’lara kadar İsviçre‘deki Conservatoire Populaire‘de ve Lozan Konservatuarı ustalık sınıfında öğretmenlik yaptı.

Uzun süre 1710 yapımı Stradivarius bir keman çalan sanatçı, 1994 yılında Guarnerius 1720 yapımı bir keman kullanmaya başladı. Erduran, ikili konçertolarda MenuhinSzeryngNavarraİgor Oistrakh, Valery Oistrakh, Pikayzen, Fallot, Collins gibi sanatçılarla çaldı.

Carlos Paita yönetimindeki Londra Filarmoni Orkestrası‘yla çaldığı Brahms’ın keman konçertosunu kaydetti. Ayşegül Sarıca ile seslendirdiği FranckDebussy ve Grieg‘in keman-piyano sonatları UPR Classics olarak, Richard Beck ve Armin Jordan yönetiminde Suisse Romande Orkestrası‘yla seslendirdiği Brahms ve Bruch Konçertoları Gallo CD’si olarak piyasaya sunuldu. Erduran, Edward Elgar‘ın Keman Konçertosu’nun Türkiye’deki ilk seslendirisini gerçekleştirdi.

Yaşamı 2002 yılında Evin İlyasoğlu tarafından “Ayla’yı Dinler misiniz?” adıyla biyografik roman olarak kaleme alındı.

2006 yılında Sevda – Cenap And Müzik Vakfı tarafından onur ödülü altın madalyası ile onurlandırılan bu madalyayı almasından sonra sanatçının müzikle ve kemanla ilişkisi Erhan Karaesmen tarafından “Evrenimizi İç Işıklarıyla Aydınlatanlar Ayla Erduran Müzik Ve Keman” (2007) adıyla kitaplaştırıldı.

2012’de merkezi Paris’te bulunan ‘Société d’Encouragement au Progrès‘ tarafından “meslekleriyle iz bırakan ve fark yaratan” kişilere sunulan ve Fransız Senatosu ile birlikte verilen “Médaille d’honneur du travail” ile onurlandırıldı.

7 Ocak 2025’te İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede yaşlılığa bağlı doğal nedenlerden 90 yaşında hayatını kaybetti. Cenazesi 9 Ocak 2025’te Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu’ndaki törenin ve Taksim Camii‘ndeki cenaze namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı‘na defnedildi.

Aldığı Ödüllerle ve Kayıtları

Ayla Erduran, 2012 yılında merkezi Paris’te bulunan ve Société d’Encouragement au Progrés (İlerlemeyi Teşvik Cemiyeti) tarafından Fransız Senatosu ile birlikte verilen Onur Madalyası ile onurlandırıldı. Evin İlyasoğlu’nun yazdığı Ayla’yı Dinler Misiniz? başlıklı biyografik roman, Remzi Kitabevi tarafından 2002’de; Erhan Karaesmen’in yazdığı Evrenimizi İç Işıklarıyla Aydınlatanlar: Ayla Erduran Müzik ve Keman başlıklı kitap SCA tarafından 2007’de yayımlandı. Sanatçı 2006 Aralık’ta Sevda-Cenap And Vakfı Onur Ödülü Altın Madalyası’na; 2007 Haziran’da İstanbul Müzik Festivali Onur Ödülü’ne değer bulundu. Amerika’dan Uzakdoğuya, dünyanın her yerinde albümleri satılan sanatçının kayıtları ülkemizde “Ayla Erduran Arşiv Serisi” başlığı altında Lila Müzik tarafından yayınlandı.

Açık söylemek gerekirse birçok sanatçının hayatını kaleme alan ve bu işi kimseye bırakmayan, bu konuda adeta tekelleştirilmiş bur iki ismi kesinlikle başarılı bulmuyor, bu işi sadece yazmış olmak için yazdıklarını düşünüyorum. Yoksa şimdiye kadar yazdıkları niçe hayatların halk tarafından tanınmasını sağlar, onların duygularını, düşünceletini, yollarını işlevlerdi. O sebeple hep söylerim yazmakla yazar olunmuyor ya da yazdınız diye bir hayatı belgelemiş olmuyorsunuz.

Silvan Güneş

Biyografi Yazarı

Yorum bırakın